kayserispor maçı yazıları
1. Dünkü Aghahowa’yı gördükten sonra hocaya bir şey söylenemez, gerçekten tanımlanamaz bir son vuruşçuydu. Tolunay Kafkas dün Mehmet Eren’i sağ bekte, sanırım Olembe’ye yer açmak için oynattı. Çok yetenekli bir oyuncu olmasına rağmen dün oyundan kopuk olan Turgay’ı ise saha kenarında o kadar bağırıp çağırmasına rağmen oyunda tuttu. Ancak buna rağmen Kayseri şansları buldu. Belki ligdeki Fenerbahçe maçından daha çok. Turgay’ın sadece kaleciden dönen topları takip etmeyişinden kaçan iki gole Aghahowa’nın son vuruşlardaki akıl almaz, anormal isabetsizliği eklendi. Tolunay Kafkas’ın planı kafama yatmasa da bir takım bu kadar pozisyona giriyorsa hocanın bir bildiği var deyip iyimser olmalı. Ve tabii dünkü Aghahowa’yı gördükten sonra hocaya bir şey söylenemez. Dün gerçekten tanımlanamaz bir son vuruşçuydu. Özetle Kayseri’nin dün arkası sağlam ama önü üretkenlikten uzak bir takımdı. Eline geçen fırsatları ise aklılamaz şekilde kaçıran bir takımdı. Konuk ekip adına şunu da söylemek lazım; Beşiktaş maçı dahil olmak üzere Kayseri’de belirgin bir form düşüklüğü var. Bu düşüş bir yıkıma yol açmıyorsa bu iyi oluşturulmuş şablon ve sistem sayesindedir. Başka bir Anadolu takımı olsa darmadağın olabilirdi. En iyisi Aykut’tu Maça dönmek gerekirse, buldukları pozisyonlara rağmen yarı yarıya değişmiş Galatasaray karşısında alternatif bir plan ortaya koyabilirlerdi. Özellikle de Servet elmacık kemiği sonrası Türk işi bir kahramanlık girişiminde bulunurken. Ortaya koyduğu ruhu alkışlamakla birlikte, teknik kadro tercihi anlamında bunu onaylamak mümkün değil. Bu en azından bu kadronun karşılığı olan bir tercih değil. Galatasaray şablon olarak aynı gözükmesine rağmen ceza sahasına yine ligdeki Kayseri maçında olduğu gibi çok adam sokmadı. Arda ve Ümit Karan giren kadar sadece duran toplarda ve uzak şutlarda var olabildiler. Bu değişiklik iç sahada alışık olduğumuz baskı seviyesine Galatasaray’ı ulaştırmasa da gol geldi. Ev sahibinde vasatın üzerindeki oyuncu kaleci Aykut’tu. Son olarak ilk söylenmesi gerekeni söyleyelim. Kupa hemen, acilen eleme usulüne dönmeli. Bu haliyle eziyet. MEHMET DEMİRKOL (milliyet)
2. Piyango gibi Fenerbahçe'den alınan farklı yenilgiden sonra Kayserispor ile Ali Sami Yen'deki kupa maçı Galatasaray için 3 puan ve bir moral arayışıydı. Cimbom, 3 puanı buldu ama sonuç hüsran da olabilirdi. Çünkü, Kayserispor'un maçta net 10 gol pozisyonu var. Fenerbahçe pozisyona giremeden 4 gol atmıştı. Kayserispor'un bu kadar pozisyondan gol çıkaramaması Galatasaray için büyük bir şans... Galatasaray'ın deplasman karnesi kötü. Ama Ali Sami Yen'de daha farklı oynar diye biliyoruz. Dün akşam öyle olmadı. Özellikle ilk 60 dakika Galatasaray, kendi evinde değil de deplasmanda gibiydi. Sahada iyi şeyleri yapan hep Kayserispor'du. 60 dakika diyorum çünkü Arda'nın oyuna girmesi Galatasaray'ın canlanmasına ve Fenerbahçe maçıyla üstüne çöken ölü toprağını atmasına neden oldu. Galatasaray, Arda'nın ateşlemesi ve bunun yanı sıra Sabri, Ümit Karan ve Aydın'la Kayseri kalesinde daha fazla etkili olmaya başladı. Bunun semerisini de attığı golle gördü. Galatasaray'da maçın kazanılmasında en önemli etken Arda... Kısa süre oynadı ama takımını ateşledi. Onun dışında Kayseri'nin 3 net pozisyonunu kurtaran Aykut'ta galibiyette önemli bir oynadı. Elmacık kemiğinden operasyon geçiren Servet için de özverisinden dolayı başarılı diyebiliriz. Ancak, bazı oyuncular var ki oynayıp oynamadıklarını anlamak mümkün olmadı. Baros'taki düşüş sürüyor. Benfica ve Fenerbahçe maçlarında sağ tarafta oynadığı için şikayeti vardı. Dün istediği yerde oynadı ama olumlu hiçbir katkısı yok. Sadece, konuşma konusunda performansının artığını söyleyebiliriz. Defansta Meira, ne etliye ne de sütlüye karışıyor. Arkasına atılan toplarda geri dönüşü yok. Ondan topu iyi kullanması bekleniyor. O konu da hiç gayretli değil. Sadece idare ediyor. Mehmet Topal, sakatlıktan sonra kendini henüz toparlayamamış. Milan Baros'la beraber takımın en etkisiz isimlerinden biriydi. Sonuç olarak, Galatasaray için bu galibiyet tam anlamıyla bir piyango oldu. Ve Cimbom kupada çok büyük bir avantaj elde etti. CÜNEYT TANMAN (takvim)
3. Tehlikeli tenhalık! Ciddi bir müsabakada, Cim Bom adına tribünlerdeki tenhalık tehlikeli. Daha da tehlikelisi hücum bölgesindeki tenhalık. Galatasaray’ın Kayseri doğrularına karşın, doğru hücuma çıkış organizasyonu yok. Üstelik bir Toledo’su da yok. Lüks bir Lincoln’ü var! O’nun da randımanı yok. Sağlıklı yaşam dönemi ya! Tolunay Kafkas’da sağlıklı futbol dönemini başlatmış. Skor tabelasında kazanır, kaybeder ama, sağlıklı adımlar hep devam eder. Souleymanou mükemmel kaleci. Hele hele bire birdeki açı kapatma hüneri, kalecilik dersi. Aydın! Rakip üzerine öyle gidilmez. Fenerbahçe maçı sonrası yine aynısı... Olembe kaleyi tutturamadı, şanslı anındı. Baros’un da gol atmaya kepenk çekmiş hali sürmekte! Çek bakalım ne zamana kadar çekilecek? Devre arası Skibbe, tavır yapmış olmalı, tempolu ve hırslı başladılar. 5 dakika! Sonra yine iki büyük Kayserispor tehlikesi var. Mehmet Eren’in iştahına deva olacak formül yok. Kayserili iki kanadı, yoldukça yoldu, bitiremedi! Ferdi gayretliydi çıktı, Arda oyunda. Gayret artı, işbitiricilik de arzuladı Alman demek ki. Fark etti zaten, daha yoğunlar şimdi konuk alanında. Gol atma değil, kendini attırma gayretindeki Baros dışarı ve Karan içeri. Canlandı oyun. Havada aşk değil, gol kokusu var! Aykut’tan izin çıkmadı, bu kokuyu Kayserililer’in solumasına! Üst üste iki kurtarışı da şahane. Sonra Souleymanou’nun ASY’de yaşamayı sanki adet haline getirdiği, son dakika şanssızlıklarına bir yenisi eklendi ve Aydın topu içeri itti: 1-0. Biri galibiyeti, diğeri mağlubiyeti hak etmemişti ama oldu. Not; maç sonu rezilliklerine kim imza attıysa, ders alması gereken ceza da uygulanmalı. Ayıp be! OĞUZ DİZER (fanatik)
4. Maç: 1 Moral: 0 Fenerbahçe bozgununun kahramanı Galatasaray boş tribünlerde Kayseri ile gruptan çıkma savaşına çıkmıştı. Durum tatsızdı. Ezeli rakip karşısındaki ağır sonucunun moral çöküklüğü devam ediyordu. Skibbe, takım da değişiklik yapmıştı. Aykut kaleye, Mehmet Topal orta sahaya, Aydın ve Ferdi karşılıklı iki kanada alınmıştı. Maçın ilk yarısındaki oyun, Turkcell Süper Lig'in zirvesinde oynayan takımların mücadelesi halinde geçti. Gerçek olan ise 1 puanlık Galatasaray'ın bütün gücünü oyuna vermesi lazımdı. Ama maalesef bu yarıda asla bu olmadı. Kayseri, Galatasaray'dan daha organize, dana tedbirliydi. Koca devrede kaçan iki gol fırsatı vardı. Son dakikalarda, Ferdi'nin şutunu Souleymanou, Olembe'nin şutunu da Aykut kurtarmıştı. Ancak Baros'un her geçen maçta moralinin bozukluğunun artması ise kötü bir durumdu. Genç futbolcu, "Gol atamam" korkusu ile kaleye top atmamaya başladı. Bu konuda, sayın Sezgin ona bir psikolog vermelidir. Aksi halde, Baros'un çöküntüsü uzun süre devam eder. Üzücü olaylar İkinci yarı, bir avuç Galatasaraylı taraftarın tezahüratı ile başladı. Ancak Cimbom'da değişen bir şey yoktu. Galatasaray, 60. dakikada Arda'yı oyuna aldı. Amaç galibiyetti. Arda'nın ardından oyuna giren Ümit Karan'la Galatasaray toparlanmıştı Aghahowa'nın bu yarıda kaçırdığı gollerin sayısı üçtü. Ancak Kayserili futbolcunun kaçırdığı en komik goller ise Aykut ile karşı karşıya kaldığı anda oldu. Aghahowa, topa iki defa vurdu, ikisinde de Aykut, burun buruna olmasına rağmen golü kurtardı. Galatasaray'ın dünkü oyununa baktıkça inanın bana sanki başka bir takım sarı-kırmızılı formayı giymişti. Fenerbahçe maçının sonucunun etkisini bu kadar göstermesi Belediye maçı için tehlike idi. Sayın Skibbe bu takımı moralman toparlamalı. Galatasaray'da ki değişiklikler fark etti. Her iki takım da karşılıklı önemli goller kaçırdı. Ancak 90. dakikada Aydın'ın golü Galatasaray'ı ipten aldı.. Maç sonundaki olaylar ise iki takıma yakışmayacak kadar hem üzücü hem de ayıptı. İSMET TONGO (fotomac)
5. Skibbe'nin kulağı çekilmiş Farklı Fenerbahçe yenilgisi Galatasaray taraftarını küstürmüş olacak ki tribünler boş kaldı. Gelenlerde 5 dakika susarak protestolarını yaptı. Skibbe, Ankaraspor maçında düşünmediği rotasyonu kulağı çekilmiş olacak ki; Kayseri'ye karşı uyguladı. Ferdi, Aydın ve Mehmet Topal rotasyon oyuncuları olarak sahadaydı. Derbi yenilgisinin yarattığı moralsizlik nedeniyle ilk 15 dakikada Galatasaraylı oyuncular kafaca maça konsantre olamadı. Bu sürede Kayseri Aghahowa ve Toledo ile iki net fırsatı harcadı. Ayhan Lincoln ve Topal'ın oyuna ağırlığına koymaları ile toparlanan Galatasaray, Kayserispor kalesine yüklenmeye başladı. Bu baskı nedeniyle Kayseri geriye çekilip alan savunmasına dönerken Aghahowa'yı ilerde kontratak adamı olarak bıraktı. Galatasaray orta alanda kısa paslar yapıyor ama hücuma çok adamla çıkamıyordu. Çünkü kanatlarda görev yapan Aydın ile Ferdi saklanarak ve top ayaklarına geldiğinde oynuyorlar, boş alana kaçmıyorlardı. Baros güçsüzlükten ayakta duramıyor, Lincoln'le yaptığı duvar paslarında topu hep rakibe veriyordu. Baros yüzde yüz iki de gol kaçırdı. Mehmet Topal'ın dönüşü orta alana dinamizim getirirken Ayhan'ın daha çok topla oynamasına sağladı. İkinci yarı Arda ve Ümit Karan girdikten sonra Galatasaray etkili olmaya başladı. Özellikle Arda'nın kanat bindirmeleri rakip kalede tehlikeler yarattı. Ancak Aydın ve Lincoln karşı karşıya golleri atamazken, kaleci Aykut da Aghahowa'nın ayağından resmen Kayseri'nin golünü aldı. SORUMLULUK AL AYDIN Aydın için Fatih Terim "Büyük futbolcu olacak" demişti. Buna ben de inanıyorum. Aydın, Arda girdikten sonra aldığı sorumluluğu maç boyunca da yapmalı. Oyuna küsmemeli, gözleri sürekli radar gibi olmalı, boşa kaçıp top istemeli. Topla uzayıp gidebiliyor. Ayrıca topu kaptırdıktan sonra rakibi kovalamayı da öğrenmeli. Dün gece bir kez takipçi oldu; Lincoln'ün ortasında kalecinin elinden kaçırdığı topu ağlara yollayıp Galatasaray'ın gruptaki şansını attırdı. Dört gün önce elmacık kemiği kırılan Servet'in maskeli oynaması cesaretti ama en önemlisi tekmeye kafa soktu, yılmadı, mücadeleden kaçmadı. LEVENT TÜZEMEN (sabah)